Peki şimdi ne olacak!

Peki şimdi ne olacak!
Geldiğimiz nokta malumunuz. Gerçekten nerden nereye geldiğimiz çok açık, tabi ki teknolojiden bahsediyorum. Bir reklamcı arkadaşımla bu konu üzerinde konuşuyorduk geçenlerde.

Geldiğimiz nokta malumunuz. Gerçekten nerden nereye geldiğimiz çok açık, tabi ki teknolojiden bahsediyorum. Bir reklamcı arkadaşımla bu konu üzerinde konuşuyorduk geçenlerde. O bana çocukluğundan bahsetti aramızda 10 yaş olmasına rağmen benzer bir çocukluktu benimkiyle ancak aynı şeyi benden 10 yaş küçük biri için söyleyemem. Bir arkadaşımın küçük bir kızı var geçen gün kreşten almaya birlikte gittik, bütün çocukların istisnasız birer oyun konsolu (PSP, nintendo v.s.) ancak çok garip istisnasız hepsi kaptırmış oyun oynuyorlar. O yetmezmiş gibi arabada da oynamaya devam ediyorlar.

Bu sadece çocuklukla alakalı değil. Zaman önemli diyoruz artık metro durağından çıkarken mobil cihazımızdan yemek sipariş edip, siparişi getiren elemanla birlikte apartmana giriyoruz. Bankaya, markete, çiçekçiye hatta kıyafet almak için mağzaya bile uğramıyoruz. Peki bu kadar zaman tasarrufu ne için? Eskisine nazaran daha mı fazla arkadaşlarımızla vakit geçiriyoruz ya da 10 yıl öncesinin gençliğine nazaran daha mı fazla kitap okuyoruz. Sinemaya bile gitmeyi unuttuk nerdeyse. 

Şüphesiz teknoloji muhteşem bir şey, sürekli gelişiyor sürekli değişiyor. Telefonunuz sizi dinliyor ve istediklerinizi yapıyor biri bunun olacağını Ericsson 628 800 dolar civarında Türkiye'de satılırken söylese her halde inanmazdım. Peki bundan sonra ne olacak? Bu soruyu kendime ilk defa sormuyorum ama her tahminde ne kadar az hayal ettiğimin farkına varıyorum. Apple Ceo'su Tim Cook'a sorarlar "Teknoloji sizce ne noktadadır?" Tim Cook cevaplar "Geri dönemeyeceğimiz bir noktadadır." Gerçektende akıllı ve basit bir cevap zaten teknoloji geriye gitmez ihtiyaç olan yönde ilerler ama hep ilerler. Savaş olursa savaş teknolojisi fazladan gelişir, salgın varsa medikal teknoloji fazladan gelişir ancak bu süreçte telekomünikasyon durmaz o da gelişir. Bir serinin hep büyüyerek sonsuza yakınsaması gibi geliyor bana.

Aslında Dünya üzerindeki herkes bu serinin bir elemanı. Afrika'da medeniyetten uzak yaşayan bir kabile dahil, en nihayetinde birileri gidip onların hayatını inceleyip bir belgesel hazırlıyor ve tüm Dünya bu belgesele teknoloji sayesinde ulaşabiliyor. Peki Afrika ormanında bile yanlız kalamayacaksak bütün insanlıktaki bu yanlızlık neden? Hani herkes birbirine bir tık uzaktaydı. 

Buna sebep olan da popüler teknolojidir. Hani iki çeşit olgu vardır popüler ve klasik, işte biz hep teknolojinin popüler taraflarını tüketiyoruz. Uzaklaşıyoruz çünkü popülerliği aynı miktarda takip edemiyoruz. Artık insanlarla değil; aktivitelerle, hobilerle ve iş bağlarıyla arkadaş oluyoruz. Bu en başta Globalleşme ile başladı.

Çok sık duyduğumuz bir kelimeydi Globalleşme. Herkes lafına "Globalleşen Dünya..." ile başlardı. Globalleşme tamamlandı ve sanallşma başladı. Bu sanllaşma hakkında çok güzel bir kara mizah okudum. Kısaca yazar olayı bir senaryo şeklinde anlatıyor ve senaryonun özeti şu "Yıl 21XX kahramanımızın internet kullanıcılığı silinmiştir, kısacası ölüm cezasına çarptırılmıştır. Bundan sonra yemek sipariş edemeyecek, marketten su isteyemeyecek, doktor çağramayacaktır hatta annesini bile skype'da göremeyecektir. Dışarıda nasıl bir dünya olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktur ama o dünya'da artık yanlızdır. Belki ateş yakmayı öğrenip avlanmak zorunda kalacaktır ancak önce kendine avlanmak için silah yapmalıdır..."  Bunu yazan arkadaşım aslında sanallaşmanın da sonuna gelmiş oluyordu. Taş devrinden beri pek de yol alamamış aslında.

Ben teknolojiye karşı değilim hiç bir zamanda olmadım, o metrodan çıkarken yemek siparişi veren kişi de benim. Beni düşündüren şey nasıl oldu da biz içine bu kadar gömüldük bu olgunun. Bu fast food'a alışmak gibi birşey ya da sigara gibi. Tek sorun artık bunu bırakamayacak olmamız. Hatta bunu bırakmaktan vaz geçtim bu noktada bile duramayacağız. Sürekli ilerleyecek, 1000 gr'lık taşınabilir bilgisayarım muhtemelen bir süre sonra ağır gelmeye başlayacak.

Bu yazının bir sonu olmayacak zaten başlığa verecek bir cevabım da yok muhtemelen bu soruya cevap verebilecek hiç kimse yok. Steve Jobs'un ünlü bir sözüdür; "Stay hungry, Stay foolish", "Aç kal, Aptal kal" anlamını merak ederdim.
Aç kal: Asla kolaylıkla tamah etme ve asla rahata alışma hep aç kal hep istekli ol.
Aptal kal: Aşırı ciddi bir dünya'da aptal olmak iyidir.
Bu sözde; bu sorunun cevabını aramamamız gerektiğini ve hep "aç kalmamız" gerektiğini Dünya'nın en büyük teknoloji şirketlerinden birisinin kurucusu söylmekte...

Peki sizce şimdi ne olacak?

Tech Gözüyle

Teknoloji editörlerimizin güncel teknolojiler hakkında fikirlerini, gelecek için öngörülerini paylaştıkları ayrıca hayatımızda teknolojinin etkileşimi hakkında fikir yürüttükleri teknoloji kategorisidir.

Tech Apps

ios ve android platformlarında kullanılan uygulamalardan editörlerimiz tarafından değerlendirilip, kullanışlı bulunan uygulamalar paylaşılmaktadır.

Tech Çözüm

Hayatımızın vazgeçilmezi teknoloji ile başımız sıkıştığında akıla gelen çözüm merkezi. Nasıl yapılır? sorusunun cevap merkezi